BAŞLAMAK ve YAŞAMAK

BAŞLANGIÇ

Neden her zaman bu kadar zor ve insan nereden başlayacağını bir türlü kestiremiyor. İçinde bir çok şey ile kavga edip bunları açıklamak, anlatmak istiyor insan ama bir türlü nereden başlayacağını bilemiyor.
Yıllardır bir sürü farklı noktalarda kendi kendimi yiyip durdum ve sonuç sadece bana zarar vermek dışında ne yazık ki en sevdiklerimi üzmeme ve onları kendimden uzaklaştırmama ve bununla beraber hayatımda sıfır noktasına hatta daha da dibine inmeme neden oldu.
Hangimiz hayatın da benzer şeyler yaşadı?
Peki kaçımız bunların içinde kaybolup gitti ya da kazandığını sanıp hayatına devam ediyor?
Bir çok farklı öğretinin aynı nokta üzerinden çıkış yaptığını hiç fark ettiniz mi?
İnsanın ta kendisi!
Yaşadığımız herşey bizimle başlayıp bizimle bitiyor. Yaşamın bütün sırrı bizim tamda içimizde duruyor. Yaratıcının bizlere sunduğu inanılmaz olan bu bedenler, içini dolduran ruhlarımızla olan inanılmaz uyumu ve yaşamın bütün sırları. Herşey bizim içimizde.
1- Tevrat ilk emri, Yaşat
2- Zebur ilk emri, Dürüstlük
3- İncil İlk emri, Sev
4- Kur’an-ı Kerim İlk emri, Oku
Yaşatmak, Dürüst olmak, Sevmek, Okumak
Peki bunların tümüne Gelişmemiz ve İyiye yönelmemiz için bize anlatıldığını gösterildiğini ve yolumuza karar vermemiz için bizlere kılavuzluk yaptığını düşüne bilir miyiz? Böyle kabul edebilir miyiz?
Yine işin ucu bize yani İnsan’a gelmiyor mu?

YAŞAMAK


Ne için, kim için ve nasıl
Yaşama değer katan bir çok unsur olabilir ancak unutmamak gerekir ki;
Biz olmadan bir diğeri ya da her hangi birinin hiçbir önemi yok. İşte bu yüzden yaşamın ne olduğu ya
da ne denli önem teşkil ettiğinin vaazını vermek bana düşmüyor. Çünkü yaşamın tek gerçeği senin
VAR olman ve bu var oluşun arkasındaki sırlardan ziyade içindeki güzelliğin ve uyumun keyfini çıkar.
KABUL ET ve YAŞA
“Neden bunlar hep benim başıma geliyor” klasik bir soru değil mi =) bir çok kişi bu soru ile ilgili bir
çok kitap hatta neredeyse ansiklopedi yazmıştır. Bu da bunlardan biri sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Çünkü gidip seans aldığınız ya da almayı düşündüğünüz bir çok kişiden sadece bir kaçı doğru şekilde
size yardım eder ve doğru yolu gösterip kendinizi tanımanıza, sorun olarak düşündüğünüz herşeyden
kurtulmanıza yardımcı olurlar. Ancak şöyle bir durum var, bu sorunlar asla bitmeyecek yaşadığınız
müddetçe =)
Çünkü hepsi yaşamın bir parçası, yaşamımızın bir parçası. Hangi dine mensup olursanız olun ya da
hangi inanışa bağlı olursanız olun gerçek olan bir şey var.
Güzel olan her şey karşısında karşılaştırabildiğiniz bir kötü olduğu için güzeldir.
Bu Ying Yang, + – ya da ne derseniz. Ama 0 ila 1 arasında koca bir yaşam olduğunu unutmamak
gerekir. Çünkü “0” sıfır yani olmamayı temsil ederken “1” bir var oluşun simgesidir.
0,00000……1 ile başlayıp 0,999999…9 ile devam ederken sonunda başladığı değer ile var oluşu
yakalar. Yani 1(bir) değerini. İşte bu yüzden 0(sıfır) ile 1(bir) arasında koca bir yaşam saklıdır ve 1
olabilmek için başladığı noktadan bir değere ihtiyaç duyar.
İyi kötü, güzel çirkin, artı eksi gibi birbirine zıt gelen her şey bir diğeri olmadan hiçbir anlamı da
yoktur, kimseye bir faydası da. Çünkü yaşamımız içinde yaşadıklarımızın içine yüklediğimiz anlamlarla
hayatımızı şekillendiriyoruz. Aynı hataları yapıp farklı bir sonuç beklemek ya da aynı davranış biçimi ile daha iyi sonuca varma isteğimiz yüzünden hayatımızı değiştiremeyecekmişiz gibi düşünüp hayatımızın çok kötü olduğu anlamını yükler ve depresyonlu bir hayata “merhaba” deriz.
Peki bunu değiştirmek için ne yapıyoruz?
Kusura bakmayın ama sadece birşeyler yaptığımızı sanıyoruz sadece o kadar.
Gerçek anlamda KABUL edip YAŞAMAK, işte bu iki kelime gerçek sırları saklamıyor =) saklıyor, diyeceğim sandınız değil mi =) çünkü tek sır kendinizsiniz. Tek cevapta kendinizsiniz.
Ne olursa olsun, hani dönüp bu sorun ailenizden geliyor, atalarınızdan birer travma olarak yaşadığınız bir şey, çocukken ailenizin davranış biçimi yüzünden vs vs vs bunların hepsi gerçek yalanlar. Yanlış bilenen doğrular, durumu üzerinizden atmak için harika birer kılıf.
Gerçek olan ise, Kabul etmek ve gerçek anlamda Yaşamak

Bu ne demek?
Bilimsel olarak kabul edebileceğimiz bir gerçek var =)
Bir kişi öldüğünde toprağa gömülür, kimi inanışlarda yakılır, denize bırakılır. Sonuç olarak doğadan gelir ve doğaya döneriz. Bu noktada Doğa görevini yapar, biyoloji gereğini yerine getirir ve doğaya karışırız. Yediğimiz yiyeceklerin hepsinin de doğadan geldiğini düşünürsek Biyolojik olarak başkalarının doğaya karışan artıklarını bedenimize oradan da doğacak olan çocuklarımıza geçiririz.
Şimdi işin diğer tarafına bi bakalım,
Peki bunlar ruhlarımızı zihnimizi nasıl etkiliyor? Yine bilimsel olarak uzayda hiç bir enerji yok olmaz,
hiçbir ses.
Dini açıdan ruhlarımız yok olur mu peki? HAYIR
Dolasıyla hangi açıdan bakarsanız bakın gerçek sonucu asla değişmez.
Gerçek olanda her ne yaşarsak yaşayalım bizim ona yüklediğimiz anlam ve sonuçlarına katlanmak istemeyişimiz ya da sonuçlarını beğenmemiş oluşumuzdur. Başka bir değişle “ben bunu hakketmemiştim” , hakketmediysek neden yaşamış olabiliriz acaba o durumu?
Aslında sadece yaptığımız seçimlerin sonuçlarını yaşadığımızı KABUL etmek hayatımızı daha kolaylaştırmaz mı? Peki iyisiyle kötüsüyle yaşadıklarımızın sonuçlarını kabul edip neleri yapıp neleri yapmamız gerektiğinin farkına varsak, hayatımızı daha da güzelleştirmiş olmaz mıyız?

mertpolater tarafından yayımlandı

International Business Founder

Yorum bırakın